<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>T2 Reach Güncel Sağlık Haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.t2reach.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.t2reach.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Apr 2012 08:10:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Koyu Kırmızı&quot;nın ise beklenen ilgiyi görememesinin şokunu yaşıyor</title>
		<link>http://www.t2reach.com/koyu-kirmizinin-ise-beklenen-ilgiyi-gorememesinin-sokunu-yasiyor</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/koyu-kirmizinin-ise-beklenen-ilgiyi-gorememesinin-sokunu-yasiyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Apr 2012 08:10:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[beklenen]]></category>
		<category><![CDATA[görememesinin]]></category>
		<category><![CDATA[ilgiyi]]></category>
		<category><![CDATA[Kırmızı"nın]]></category>
		<category><![CDATA[Koyu]]></category>
		<category><![CDATA[şokunu]]></category>
		<category><![CDATA[yaşıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Parasız oynarım, dizimi bitirmeyin İki yıl reyting rekorları kıran &#34;Hanımın Çiftliği&#34;nde rol alan Özgü Namal, yeni dizisi &#34;Koyu Kırmızı&#34;nın ise beklenen ilgiyi görememesinin şokunu yaşıyor . &#34;Hanımın Çiftliği&#34; bittikten sonra dizi yapmama planını Ozan Güven&#8217;in TMC Film imzalı &#34;Koyu Kırmızı&#34; projesi için bozan Namal&#8217;ın, bu kararı nedeniyle büyük pişmanlık yaşadığı öğrenildi. Dizinin Star TV tarafından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Parasız oynarım, dizimi bitirmeyin<br />
İki yıl reyting rekorları kıran &quot;Hanımın Çiftliği&quot;nde rol alan Özgü Namal, yeni dizisi &quot;Koyu Kırmızı&quot;nın ise beklenen ilgiyi görememesinin şokunu yaşıyor</p>
<p> . &quot;Hanımın Çiftliği&quot; bittikten sonra dizi yapmama planını Ozan Güven&rsquo;in TMC Film imzalı &quot;Koyu Kırmızı&quot; projesi için bozan Namal&rsquo;ın, bu kararı nedeniyle büyük pişmanlık yaşadığı öğrenildi. Dizinin Star TV tarafından bitirilme kararı üzerine Namal&rsquo;ın yapım şirketine dizi tarihine geçecek ilginç bir öneride bulunduğu da konuşuluyor. Namal&rsquo;ın dizisi yayından kaldırılan oyuncular arasında gösterilmek istemediği için yapım şirketine &quot;Ben parasız oynamaya hazırım, yeter ki diziyi biraz daha uzatalım&quot; dediği öne sürüldü.<br />
<span id="more-90"></span> Bölüm başına 35 bin TL aldığı belirtilen Namal&rsquo;a proje için geçen yazdan beri çalışan Ozan Güven&rsquo;in de destek verdiği ifade edildi. &quot;Koyu Kırmızı&quot;nın diğer oyuncuları da projenin devam ettirilmesi karşılığında ücretlerini yarı yarıya indirmeyi kabul edeceklerini yapım şirketine iletti. Ancak diziyi 13. bölümde güzel bir finalle noktalama kararı alan kanalın bu konuda olumlu bir cevap vermediği öğrenildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/koyu-kirmizinin-ise-beklenen-ilgiyi-gorememesinin-sokunu-yasiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelinlik deyip geçmeyin&#8230;</title>
		<link>http://www.t2reach.com/gelinlik-deyip-gecmeyin</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/gelinlik-deyip-gecmeyin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Apr 2012 06:34:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[deyip]]></category>
		<category><![CDATA[geçmeyin...]]></category>
		<category><![CDATA[kurtarır]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Ezber bozan gelinlikler Düğün sezonu, gelinlik seçme telaşını da beraberinde getirerek yaklaşıyor. Haliyle tüm gelin adayları o çok özel gün için kendilerini mutlu ve güzel hissedecekleri gelinliğin arayışında&#8230; Elbette gelinlik seçiminde hem kişisel zevkler hem de çevresel etkiler büyük rol oynuyor ama trendlerin de etkili olduğuna şüphe yok. Moda dünyası ise bu defa gelinlik konusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ezber bozan gelinlikler<br />
Düğün sezonu, gelinlik seçme telaşını da beraberinde getirerek yaklaşıyor. Haliyle tüm gelin adayları o çok özel gün için kendilerini mutlu ve güzel hissedecekleri gelinliğin arayışında&#8230;</p>
<p><span id="more-89"></span>Elbette gelinlik seçiminde hem kişisel zevkler hem de çevresel etkiler büyük rol oynuyor ama trendlerin de etkili olduğuna şüphe yok. Moda dünyası ise bu defa gelinlik konusunda bildiğimiz her şeyi alt üst ederek karşımızda. Pantolon-ceket takımlar, mini etekler, duvak yerine kullanılan saç aksesuarları ve hatta siyah gelinlikler&#8230; Yani farklı ve iddialı bir gelin olmak istiyorsanız şimdi tam zamanı. Klasiklerden vazgeçemeyenler içinse ünlü gelinlik markaları şu konuda hemfikir; tül ve dantel detaylarıyla süslü denizkızı kesimi sezonun favorisi olacak.</p>
<p>Klasiklerden vazgeçemeyenlere</p>
<p><!--more--><br />
“Bu sezon deniz kızı modelleri revaçta”</p>
<p>MarIna Elhadef (Vakko Wedding)<br />
<!--more--><br />
l Bu sezon Kraliyet düğünlerini anımsatan uzun kollu dantel gelinlikler, büyük ve romantik kabarık tül gelinlikler, çiçek motifleri ve süslemeleri, Yunan mitolojisinden esinlenmiş silüetler öne çıkıyor. Özellikle Pronovias’ın yeni sezon modelleri kabarık hem de vücuda oturan tarzda.<br />
l Son yıllarda silüetin ortaya çıktığı denizkızı modelleri çok revaçta. Genel gelinlik formu dışında sezonsal olarak kimi değişiklikler görmek mümkün. Örneğin son dönemde tül, tüy ve çiçek desenli gelinliklere de sık rastlıyoruz.</p>
<p><!--more-->“Işıltısız gelinliklere ek işleme isteniyor”</p>
<p>Beymen BrIdal</p>
<p><!--more-->* Yeni bir trend haline gelen denizkızı silüetli gelinlikler, dantel işlemelerin asalet kattığı modeller ve volümlü gelinlikler sezonun göze çarpan detayları arasında.<br />
* Elbette bizce en önemli detay kendileri gibi olmaları. Gelinlik modeline karar verecek bir kadın, kendi tarzı ve zevki dışında modeller seçmemeli. Gelinin düğününde kendini rahat hissetmesi çok önemli. Eğer kadının sade bir tarzı varsa, düğününde de bu tarzı yansıtabilmeli.<br />
* Işıltı olmayan gelinliklere ek işleme soranlar oldukça fazla.</p>
<p><!--more-->“Nikahta kısa, düğünde uzun”</p>
<p>VIola Chan (Oleg Cassini Baş Tasarımcısı)<br />
* Türk kadını genel olarak kırık beyaz tonlarda straplez ve kabarık modelleri seçiyor diyebilirim. Bu yazın gözdesi ise dantel ve güpürün ön planda tutulduğu gelinlikler.<br />
<!--more-->* Nostaljik esintilerin yansıması olan uzun veya kısa duvakların yanı sıra gelin adayının tercihine göre<br />
saç aksesuarları ve taçlar da bu sezon koleksiyonumuzda önemli bir yer tutuyor.<br />
* Nikahta sade ve kısa gelinlikler, düğünde ise gösterişli ve kabarık gelinlikler de revaçta. Sade ve kısa gelinlikleri tamamlayan zarif aksesuarlar nikah töreninde ön plana çıkan detaylar arasında.</p>
<p><!--more-->“Mutlaka yeni modeller denesinler”</p>
<p>Sezanur Akay- Akay Gelinlik Tasarım Koordinatörü</p>
<p><!--more-->l Gelinler hiç kuşkusuz o günün prensesi olmak istiyor. Ancak istediği gelinlik kişinin vücuduna, karakterine, vücudunu kullanma biçimine uygun olamayabilir. Öncelikle içinde kendilerini bulacakları, bu benim tarzım diyecekleri modellere yönelmelerini tavsiye ederim. İkinci tavsiyem ilkinle tezat gibi duruyor ama mutlaka farklı modeller de denemeliler. Hiç aklınızda olmayan bir model üzerinizde çok güzel durabilir. Üçüncüsü moda olan dizilerden, arkadaş ve akraba tavsiyelerinden fazlaca etkilenmeden, kendilerini mutlu eden gelinliği seçmeleri. Son olarak gelinliğini kendi üreten modaevlerinin beğenilen modeli gelininin vücuduna uyarlamada başarı şansı daha yüksektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/gelinlik-deyip-gecmeyin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Psikolojik desteğin onkolojideki önemi</title>
		<link>http://www.t2reach.com/psikolojik-destegin-onkolojideki-onemi</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/psikolojik-destegin-onkolojideki-onemi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 09:14:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[desteğin]]></category>
		<category><![CDATA[önemi]]></category>
		<category><![CDATA[onkolojideki]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Kanser psikolojisi önemsenmiyor Psikolojik desteğin onkolojideki önemi, hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları tarafından iyi biliniyor ancak hasta ve hasta yakınlarına verilmesi gereken bu destek genellikle geri planda kalıyor Onkoloji hastalarına ve yakınlarına verilmesi gereken psikolojik destek, Tıbbi Onkoloji Derneği&#8217;nin Antalya’da yapılan 4. Tıbbi Onkoloji Kongresi&#8217;nde ‘Kanserde bütüncül yaklaşım’ başlığı altında değerlendirildi. İnsan vücudunun hastalandığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kanser psikolojisi önemsenmiyor</p>
<p>Psikolojik desteğin onkolojideki önemi, hekimler, hemşireler ve diğer sağlık çalışanları tarafından iyi biliniyor ancak hasta ve hasta yakınlarına verilmesi gereken bu destek genellikle geri planda kalıyor</p>
<p><span id="more-88"></span> Onkoloji hastalarına ve yakınlarına verilmesi gereken psikolojik destek, Tıbbi Onkoloji Derneği&rsquo;nin Antalya’da yapılan 4. Tıbbi Onkoloji Kongresi&rsquo;nde ‘Kanserde bütüncül yaklaşım’ başlığı altında değerlendirildi.</p>
<p> İnsan vücudunun hastalandığı dönemlerde sadece fiziksel değişim göstermediğini, psikolojinin de etkilendiğini hatırlatan Dr. Aykan Özaslan, ruhsal durumun bazen hastalık sürecinin bertaraf edilmesine, bazen de tam tersine, ağırlaşmasına etki ettiğini söyledi. </p>
<p><!--more--> Hastalığın türü ve şiddeti ağırlaştıkça, psikolojideki etkileşimin de artabildiğini ve tedavi sürecini önemli ölçüde etkilediğini belirten Dr. Özarslan, kansere karşı verilen savaşın sadece tedavi ajanlarıyla kazanılamayacağına ve bütünsel yaklaşımın önemine vurgu yaptı. Dr. Özarslan şunları söyledi: </p>
<p>SÜRECE BÜTÜNSEL BAKILMALI</p>
<p><!--more--> &quot;Kanserin yaşattığı bu süreç, sadece hastaları değil, hasta yakınlarını da etkiliyor. Kanser hastaları, yaşadıkları travmayı atlatmak için psikolojilerini ve motivasyonlarını olduğundan çok daha güçlü tutmak zorunda kalıyor. Bu süreçte, yakınları, doktorları ve iletişim içinde oldukları kişilerin hastaları ne derece anladığı ve kanser hastasına yaklaşımlarının bilinç seviyesi önem kazanıyor. Kanser hastalarının hissettiklerini göz önüne almak, tepkilerini ölçmek ve hastaya yaklaşımı buna göre düzenlemek, herkesin iletişimine fayda katar. Çünkü kansere karşı verilen savaş, sadece kemoterapik ajanlarla yapılan bir savaş değildir. Psikolojik etmenler de bu savaşta galip gelmenin en önemli anahtarlarından biridir. Bu çerçevede kansere karşı bütünsel bakılmalı ve mücadele sadece tedavi ajanları üzerine kurgulanmamalıdır.&quot;</p>
<p> Dr. Aykan Özaslan, ‘Kanserde bütüncül yaklaşım’ başlığı altında Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde düzenlenecek toplantılarla, psikolojik destek konusunda farkındalığın artırılmasının ve süreç içerisinde alabilecekleri aktif rol konusunda sağlık çalışanlarının bilgilendirilmesinin amaçlandığını sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/psikolojik-destegin-onkolojideki-onemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bazı hayvanlara verilen antibiyotiklerin iyileşme sürecini zorlaştırdığını ortaya koydu</title>
		<link>http://www.t2reach.com/bazi-hayvanlara-verilen-antibiyotiklerin-iyilesme-surecini-zorlastirdigini-ortaya-koydu</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/bazi-hayvanlara-verilen-antibiyotiklerin-iyilesme-surecini-zorlastirdigini-ortaya-koydu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Apr 2012 10:59:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[antibiyotiklerin]]></category>
		<category><![CDATA[Bazı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlara]]></category>
		<category><![CDATA[iyileşme]]></category>
		<category><![CDATA[koydu]]></category>
		<category><![CDATA[ortaya]]></category>
		<category><![CDATA[sürecini]]></category>
		<category><![CDATA[verilen]]></category>
		<category><![CDATA[zorlaştırdığını]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Hastalığınız bir türlü geçmiyorsa dikkat Kanada&#8217;da yapılan bir araştırma kadınlarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarının sebebinin tavuklar olabileceğini ve bazı hayvanlara verilen antibiyotiklerin iyileşme sürecini zorlaştırdığını ortaya koydu Araştırmaya göre 320 farklı koli basili mikrobunu inceleyen uzmanlar, bakterinin genetik parmak izlerini takip etti. Karşılaştırma sonucunda tavuk ve sığır etindeki koli basili mikrobuyla benzerliğini tespit etti. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hastalığınız bir türlü geçmiyorsa dikkat</p>
<p>Kanada&rsquo;da yapılan bir araştırma kadınlarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonlarının sebebinin tavuklar olabileceğini ve bazı hayvanlara verilen antibiyotiklerin iyileşme sürecini zorlaştırdığını ortaya koydu</p>
<p><span id="more-87"></span><br />
 Araştırmaya göre 320 farklı koli basili mikrobunu inceleyen uzmanlar, bakterinin genetik parmak izlerini takip etti. Karşılaştırma sonucunda tavuk ve sığır etindeki koli basili mikrobuyla benzerliğini tespit etti.</p>
<p> Araştırmayı yapan doktorlar modern hayvan yetiştirme yöntemlerinin sağlıklı olmadığını, bu ve benzeri durumları daha da kötüye götürdüğü konusunda endişeli olduklarını açıkladı.<br />
<!--more--><br />
 Uzmanlar, çiftliklerde yetiştirilen hayvanlara gereğinden fazla antibiyotik verilmesi koli basili türü mikropların da antibiyotiğe dirençli hale gelmesine neden olduğunu belirtti. İnsanlar bu ürünleri tükettikçe farkında olmadan antibiyotik almış oluyor ve mikroplar da böylece antibiyotiklere dirençli hale geliyorla</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/bazi-hayvanlara-verilen-antibiyotiklerin-iyilesme-surecini-zorlastirdigini-ortaya-koydu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sahne Don Kişot&#8217;un</title>
		<link>http://www.t2reach.com/sahne-don-kisotun</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/sahne-don-kisotun#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Apr 2012 10:04:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Don]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Çocuk Tiyatrosunda Sahneyi Don Kişot Aldı Beylikdüzü Erol Günaydın Salonu&#8217;nda sahnelenen Don Kişot, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı. Ciddi Evlilik Hizmetiyle Ruh İkizinizi Hemen Bulun Beylikdüzü Belediyesi tarafından gerçekleştirilen &#8217;Çocuk Tiyatroları&#8217;nda bu hafta da Cervantes`in kaleme aldığı Don Kişot sahne aldı. Yalnız Tiyatro`nun sahneye koyduğu Oyun, çocuklardan büyük ilgi gördü. Çocukların Don Kişot ile fotoğraf çektirme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Tiyatrosunda Sahneyi Don Kişot Aldı<br />
Beylikdüzü Erol Günaydın Salonu&rsquo;nda sahnelenen Don Kişot, çocuklara unutulmaz anlar yaşattı.</p>
<p>Ciddi Evlilik Hizmetiyle Ruh İkizinizi Hemen Bulun<br />
<span id="more-86"></span><br />
Beylikdüzü Belediyesi tarafından gerçekleştirilen &rsquo;Çocuk Tiyatroları&rsquo;nda bu hafta da Cervantes`in kaleme aldığı Don Kişot sahne aldı. Yalnız Tiyatro`nun sahneye koyduğu Oyun, çocuklardan büyük ilgi gördü. Çocukların Don Kişot ile fotoğraf çektirme isteği görülmeye değerdi. </p>
<p>Erol Günaydın Tiyatrosu`nda oynanan ve küçük izleyicilerden büyük beğeni toplayan Oyunda, hayallerinin peşinden koşan Don Kişot adlı bir şövalyenin maceraları anlatıldı.Oyun sırasında tiyatrocular, miniklerle konuşup, zaman zaman da onlarla dans ederek Oyuna katılmalarını ve daha neşeli vakit geçirmelerini sağladılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/sahne-don-kisotun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İNCE KEMİKLİ KADINLARDA, ERİMEYE GEÇİŞ HIZLI OLUYOR</title>
		<link>http://www.t2reach.com/ince-kemikli-kadinlarda-erimeye-gecis-hizli-oluyor</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/ince-kemikli-kadinlarda-erimeye-gecis-hizli-oluyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Mar 2012 07:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[ERİMEYE]]></category>
		<category><![CDATA[GEÇİŞ]]></category>
		<category><![CDATA[HIZLI]]></category>
		<category><![CDATA[İNCE]]></category>
		<category><![CDATA[KADINLARDA,]]></category>
		<category><![CDATA[KEMİKLİ]]></category>
		<category><![CDATA[OLUYOR]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[İnce kemikli kadınlar dikkat! İnce kemikli kadınlarda kemik erimesine geçiş daha hızlı oluyor ancak sorun tüm kadınları ilgilendiriyor Kemik yoğunluk ölçümlerinde normal değerlerden kemik erimesi değerlerine geçiş süresini belirlemek amacıyla, 15 yıl süreyle 67 yaş üstü 5 bine yakın kadın üzerinde araştırma yapıldı. The New England Journal of Medicine Dergisi’nde yayınlanan araştırma, kadınlarda bu ölçümün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnce kemikli kadınlar dikkat!</p>
<p>İnce kemikli kadınlarda kemik erimesine geçiş daha hızlı oluyor ancak sorun tüm kadınları ilgilendiriyor</p>
<p><span id="more-85"></span><br />
Kemik yoğunluk ölçümlerinde normal değerlerden kemik erimesi değerlerine geçiş süresini belirlemek amacıyla, 15 yıl süreyle 67 yaş üstü 5 bine yakın kadın üzerinde araştırma yapıldı. </p>
<p> The New England Journal of Medicine Dergisi’nde yayınlanan araştırma, kadınlarda bu ölçümün tekrarlanma aralığı ve normal kemik yoğunluğundan kemik erimesine geçiş süresi ile ilgili önemli bilgiler veriyor.<br />
<!--more--><br />
 Çalışmanın sonuçlarını yorumlayan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Elçin Aykutoğlu, 67 yaş ve üstü kadınlarda bir sonraki kemik yoğunluk ölçüm testi yaptırma aralığı ve kemik erimesine geçiş süresini; başlangıç kemik yoğunluk ölçümü testi normal ise 15 yıl, orta düzeyde kemik yoğunluk kaybı varsa 5 yıl ve ileri düzeyde kemik yoğunluk kaybı bulunuyorsa 1 yıl olarak belirtiyor.</p>
<p> Dr. Elçin Aykutoğlu, bu çalışmanın, 65 yaş itibariyle kadınların başlangıç kemik ölçümü testinden sonra çıkan T skoru sonuçlarına göre testin tekrarlanmasını önerdiğini söylüyor:<br />
<!--more--><br />
 “Bir sonraki kemik yoğunluk ölçüm testini yaptırma zamanının en iyi belirleyicisi, başlangıçta yapılan ölçümde kalçada saptanan en düşük T skorudur. T skoru, kemikteki erime miktarının belirleyicisi olarak kullanılıyor. Kemik erimesi sınırı kabul edilen T skoru -2,5’dir. 67 yaş ve üstü kadınlarda başlangıç kemik yoğunluk ölçümünde saptanan T skoru -1.0 ve üstüyse yani kemik yoğunluğu normalse, kemik yoğunluk ölçüm testini tekrarlama aralığı ortalama 16,8 yıldır. Başka bir deyişle, ilk yapılan testte başlangıç T skoru kemik erime sınırının altında olan kadınların 15 yıl içinde kemik erimesi gelişme olasılığı düşük. Başlangıç T skoru -2.0 ile -2.49 olan, yani henüz kemik erimesi gelişmemiş ancak kemik kütlesi azalmış kadınlarda bu aralık 1.1 yıla kadar iniyor.”</p>
<p>İNCE KEMİKLİ KADINLARDA, ERİMEYE GEÇİŞ HIZLI OLUYOR<br />
<!--more--><br />
 Dr. Elçin Aykutoğlu, azalmış aktivite, kilo kaybı veya kemik erimesi açısından diğer risk faktörleri gelişmesi durumunda, hastaların belirlenen kemik yoğunluk ölçüm testi yaptırma aralığından daha önce değerlendirebilecekleri belirtiliyor. İnce kemikleri olan kadınlarda kemik erimesine geçiş hızlıyken, daha yoğun kemik kütlesi olanlarda bu süre uzuyor.</p>
<p>KEMİK ERİMESİNE GEÇİŞ SÜRESİNDE YAŞ FAKTÖRÜ ÖNEMLİ<br />
<!--more--><br />
 Araştırmada ortaya çıkan bir başka sonuç ise; tüm 67 yaş ve üstü kadınlarda T skorları aynı bile olsa ortalama kemik erimesine geçiş süresinin aynı olmadığı. Yaş azaldıkça düşük kemik kütlesinden kemik erimesine geçiş süresi uzarken, yaş ilerledikçe bu süre kısalıyor.</p>
<p> Dr. Elçin Aykutoğlu, orta düzeyde kemik yoğunluk kaybı (düşük kemik kütlesi) bulunan kadınlarda bir sonraki kemik yoğunluk ölçüm testi yapılması için gereken sürenin; 70 yaş üstündekilerde ortalama 5 yıl, 85 yaş üstündekilerde de 3 yıl olduğunu söylüyor.<br />
<!--more--><br />
 Dr. Aykutoğlu, 50-64 yaş aralığındaki kadınlarda ise sigara ve alkol kullanımı, düşük kilo, kortizon kullanımı, hormonal bozukluk, romatizmal hastalık veya annesinde kalça kemik kırığı öyküsü gibi kemik erimesi açısından risk faktörleri varsa kemik yoğunluk ölçümü testi yaptırılmasını öneriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/ince-kemikli-kadinlarda-erimeye-gecis-hizli-oluyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mükemmel bir düğün için ihtiyacınız olan her şey işte bu 10 maddelik listede&#8230;</title>
		<link>http://www.t2reach.com/mukemmel-bir-dugun-icin-ihtiyaciniz-olan-her-sey-iste-bu-10-maddelik-listede</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/mukemmel-bir-dugun-icin-ihtiyaciniz-olan-her-sey-iste-bu-10-maddelik-listede#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Mar 2012 11:56:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[her]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyacınız]]></category>
		<category><![CDATA[işte]]></category>
		<category><![CDATA[listede...]]></category>
		<category><![CDATA[maddelik]]></category>
		<category><![CDATA[Mükemmel]]></category>
		<category><![CDATA[şey]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Düğün hazırlıklarında yapılması gereken ilk 10! Mükemmel bir düğün için ihtiyacınız olan her şey işte bu 10 maddelik listede&#8230; Düğününüzü planlamaya çalışırken panik yapmanıza gerek yok! Gelin ve damat adaylarının başvuru portalı &#8217;Dugun’un Genel Müdürü Emek Kırbıyık, evlenecek çiftlerin öncelikli olarak yapması gerekenleri sıraladı. Mükemmel bir düğün için ihtiyacınız olan her şey işte bu 10 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Düğün hazırlıklarında yapılması gereken ilk 10!<br />
Mükemmel bir düğün için ihtiyacınız olan her şey işte bu 10 maddelik listede&#8230;</p>
<p><span id="more-84"></span>Düğününüzü planlamaya çalışırken panik yapmanıza gerek yok!  Gelin ve damat adaylarının başvuru portalı &rsquo;Dugun’un Genel Müdürü Emek Kırbıyık, evlenecek çiftlerin öncelikli olarak yapması gerekenleri sıraladı. Mükemmel bir düğün için ihtiyacınız olan her şey işte bu 10 maddelik listede.<br />
•Apple-tab-span&quot; style=&quot;white-space:pre&quot;> Düğün mekanınıza karar verin ve organizasyon şirketiyle görüşün: Özellikle yaz sezonunda evlenmeyi planlıyorsanız hayalini kurduğunuz mekanlar şimdiden dolmuş olabilir. Bu nedenle tedbirli ve hızlı davranarak düğün mekanına hemen karar vermek yararınıza olacaktır. Bununla beraber organizasyon şirketiyle de görüşmelere başlarsanız düğününüzü en ince ayrıntısına kadar planlamış olursunuz.</p>
<p>• Gelinlik ve damatlığı seçin: Terzinizin yapacağı provaları göz önüne alırsak bu da ilk olarak düşünülmesi gereken işler arasına giriyor. Unutmayın, bulaşık makinesi veya çamaşır makinesi olmadan evlenilebilir, ama gelinlik ve damatlık olmadan asla!<br />
<!--more--><br />
• Balayı mekanı aramaya başlayın: Yorucu bir hazırlık süreci geçirdiğinizde ihtiyacınız olan tek şey uzun bir tatil olacaktır. Bu yüzden destinasyona karar vermek ve erken rezervasyon yaptırmak; hem ekonomik olarak sizi sarsmaz, hem de bir işi daha sonuçlandırmanın keyfini yaşarsınız.</p>
<p>• Davetiyenizi oluşturun: Davetiyede içinize sinen bir model bulmak kolay değil. Vaktiniz varken, farklı tasarımları inceleyerek istediğiniz gibi bir davetiye oluşturabilirsiniz.<br />
<!--more--><br />
• Nikah şekerinizi seçin: Nikah şekeri için birçok ilginç alternatif var ve seçim yapmak uzun bir zaman alıyor. Şimdiden ne istediğinize karar verirseniz, şekerleriniz hazırlanırken siz de rahat bir şekilde diğer işlerle ilgilenebilirsiniz.</p>
<p>• Fotoğrafçınıza rezervasyon yaptırın: Düğün sezonunda fotoğrafçıların ajandası genelde yoğun olur. Bu durumdan etkilenmemek için fotoğrafçınızı vaktinde haberdar etmelisiniz.<br />
<!--more--><br />
• Kuaför ve makyözden randevu alın: Gelin saç ve makyajı için birkaç farklı kuaför ve makyöz denemek, hayallerinizdeki gibi bir gelin olmanıza yardımcı olacaktır. Bu arada gelin çiçeğiniz için çiçekçinize uğramayı da unutmayın.</p>
<p>• Düğün pastanızı tasarlayın: Profesyonel bir pasta ustasıyla kafanızdaki düğün konseptine uygun bir planlama yapın. Unutmayın, düğünlerde bu senenin modası olan tekli pastalar çok şık!<br />
<!--more--><br />
• Düğün müziklerinizi seçin: Gece boyunca müzik konusunda aksaklık yaşamamak için bunu da yapılacak işler listenizin ilk sıralarına yazmanız gerekiyor. Özellikle ilk dans ve pasta kesilirken çalacak olan şarkılar hayatınız boyunca unutamayacağınız türden olmalı.</p>
<p>• Yeni eviniz için gerekli olan eşyaları listeleyin: İşin en zevkli taraflarından biri de kuşkusuz yeni evinizi dekore etmek olacak. Farklı mağazaları gezip ilham almak, sonunda istediğiniz gibi bir eve sahip olmanızı sağlayacaktır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/mukemmel-bir-dugun-icin-ihtiyaciniz-olan-her-sey-iste-bu-10-maddelik-listede/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Avea Escape to Music Konserleri kapsamında Yael Naim ilk kez İstanbul’da!</title>
		<link>http://www.t2reach.com/avea-escape-to-music-konserleri-kapsaminda-yael-naim-ilk-kez-istanbulda</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/avea-escape-to-music-konserleri-kapsaminda-yael-naim-ilk-kez-istanbulda#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Mar 2012 08:52:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Avea]]></category>
		<category><![CDATA[Escape]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul’da!]]></category>
		<category><![CDATA[kapsamında]]></category>
		<category><![CDATA[kez]]></category>
		<category><![CDATA[Konserleri]]></category>
		<category><![CDATA[Music]]></category>
		<category><![CDATA[Naim]]></category>
		<category><![CDATA[to]]></category>
		<category><![CDATA[Yael]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Buğulu ve eşsiz sesiyle Yael Naim Avea Escape to Music Konserleri kapsamında Yael Naim ilk kez İstanbul’da! Müziğinde folk ve cazı ustaca harmanlayan şarkıcı Yael Naim; 31 Mart’ta Garaj İstanbul’da vereceği konser ile sevenlerine eşsiz bir gece yaşatacak Müziğin birleştirici gücü ile müzikseverleri ortak paydada buluşturan Avea, ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği “Escape To Music Konserleri” kapsamında, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Buğulu ve eşsiz sesiyle Yael Naim<br />
Avea Escape to Music Konserleri kapsamında Yael Naim ilk kez İstanbul’da!</p>
<p><span id="more-83"></span><br />
Müziğinde folk ve cazı ustaca harmanlayan şarkıcı Yael Naim; 31 Mart’ta Garaj İstanbul’da vereceği konser ile sevenlerine eşsiz bir gece yaşatacak</p>
<p>Müziğin birleştirici gücü ile müzikseverleri ortak paydada buluşturan Avea, ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği “Escape To Music Konserleri” kapsamında, yumuşak sesiyle söylediği şarkılara folklorik-jazz etkileri taşıyan Yael Naim’i ağırlıyor.<br />
<!--more--><br />
Avea Escape To Music Konserleri kapsamında; 31 Mart Cumartesi günü Garaj İstanbul; eleştirmenler tarafından büyük başarı toplayan Yael Naim konserine ev sahipliği yapacak.</p>
<p>Paris’te Tunus göçmeni Yahudi bir ailenin çocuğu olan Yael Naim, dört yaşında ailesi ile birlikte İsrail’e göç etti. İsrail’de eğitim gören şarkıcı, askerlik görevi süresince Hava Kuvvetleri Orkestrası’nda solistlik yaptı.<br />
<!--more--><br />
Müzik kariyerine Les Dix Commandements müzikalinde başlayan ve ilk albümü In a Man&rsquo;s Womb 2001 yılında piyasaya süren Yael Naim, ayrıca Harrison’s Flowers filmi için Bruno Coulais ‘in şarkısı ‘’You Disappear’’i söyledi.<br />
Kariyerinin başında sadece Yaël olarak tanınırken, 2007’de Fransızca, İbranice ve İngilizce olarak Yael Naim adıyla ikinci albümünü piyasaya sürdü ve eleştirmenler tarafından büyük başarı topladı.</p>
<p><!--more-->Ocak 2008’de ‘’New Soul’’ isimli şarkısı ile müzik listelerinde hızla yükselen sarkıçı, ayrıca House Bunny ve Wild Target  filmlerinin albümlerinde yer aldı.</p>
<p>Müziğinde folk ve cazı ustaca harmanlayan şarkıcı, üçüncü albümü Kasım 2010 tarihinde piyasaya sürüldü, bu albümden ilk şarkısı ise ‘’Go to the River’’ oldu.</p>
<p><!--more--> </p>
<p>Müzikseverlerin merakla beklediği bir etkinlik dizisi haline gelen “Escape to Music Konserleri” Yael Naim’in 31 Mart 2012, Garaj İstanbul’da vereceği konser ile son bulacak.</p>
<p><!--more--><br />
*İnternet üzerinden alımlarda, tüm Avea’lılara biletler yüzde 20 indirimli&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/avea-escape-to-music-konserleri-kapsaminda-yael-naim-ilk-kez-istanbulda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&quot;EN AZ 300 BİN GÖNÜLLÜ VERİCİ 10 BİN KORDON BAĞI ŞART&quot;</title>
		<link>http://www.t2reach.com/en-az-300-bin-gonullu-verici-10-bin-kordon-bagi-sart</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/en-az-300-bin-gonullu-verici-10-bin-kordon-bagi-sart#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Mar 2012 07:01:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[10]]></category>
		<category><![CDATA[300]]></category>
		<category><![CDATA[AZ]]></category>
		<category><![CDATA[BAĞI]]></category>
		<category><![CDATA[BİN]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[GÖNÜLLÜ]]></category>
		<category><![CDATA[KORDON]]></category>
		<category><![CDATA[VERİCİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[Gönüllü verici çok az Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof.Dr.Teoman Soysal, kök hücre nakli konusunda en büyük problemin akraba dışı vericilerin sayısının az olması olduğunu söyledi. Teoman Soysal, Antalya&#8217;da başlayan, &#34;7. Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Kök Hücre Tedavileri Kongresi&#34; kapsamında düzenlenen basın toplantısında, kök hücre naklinin bazı kan hastalıkları, kemik iliği yetmezlikleri ve doğumsal kan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gönüllü verici çok az</p>
<p>Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof.Dr.Teoman Soysal, kök hücre nakli konusunda en büyük problemin akraba dışı vericilerin sayısının az olması olduğunu söyledi.<br />
<span id="more-82"></span></p>
<p>Teoman Soysal, Antalya&rsquo;da başlayan, &quot;7. Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Kök Hücre Tedavileri Kongresi&quot; kapsamında düzenlenen basın toplantısında, kök hücre naklinin bazı kan hastalıkları, kemik iliği yetmezlikleri ve doğumsal kan hastalıklarının tedavisinde başvurulan yöntemlerden biri olduğunu belirtti.<br />
<!--more--><br />
Kemik iliğinin yanı sıra kandan ve göbek kordonundan da kök hücre nakli yapıldığını dile getiren Soysal, daha önce gençlerde yaptıkları tedavileri ileriki yaşlarda da uygulamaya başladıklarını bildirdi. </p>
<p><!--more--><br />
Türkiye&rsquo;de 10 yıl önce yılda 200-300 civarında kök hücre nakli yapıldığını vurgulayan Soysal, &quot;2009 yılında bin 203, 2010 yılında bin 467 ve geçen yıl 2 bin nakil gerçekleştirildi. Ancak her şeye rağmen sayılar henüz ülke gereksinimine göre yeterli değil. Türkiye&rsquo;de yaşanan en büyük sıkıntılardan biri akraba dışı gönüllü vericilerin yeterli sayıda olmaması. Geçen yıl nakil yapılan 2 bin kişiden 80&rsquo;i akraba dışındaki gönüllü vericiden alındı&quot; diye konuştu. </p>
<p><!--more--><br />
TÜRKİYE AKRABA EVLİLİĞİ KURBANI </p>
<p><!--more--><br />
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ertem de Türkiye&rsquo;de akraba evliliklerinin Avrupa ülkelerine göre daha yoğun yaşandığını, bunun da bazı kalıtsal hastalıkların artmasına neden olduğunu söyledi. </p>
<p><!--more--></p>
<p>Lösemi ve talaseminin Türkiye&rsquo;de daha yoğun görüldüğünü ifade eden Ertem, çocukluk çağında acil nakile ihtiyaç duyulabildiğini, bu nedenle de çocukluk dönemindeki transplantasyonun büyük önem kazandığı vurguladı. </p>
<p><!--more--> </p>
<p>Türkiye&rsquo;de pediatrik transplantasyona 1989&rsquo;da başlandığına değinen Ertem, 450&rsquo;si geçen yıl olmak üzere toplam 2 bin 158 çocuğa kemik iliği nakli yapıldığını bildirdi. Ertem, &quot;Bu transplantasyonların yarısı son 5 yıl içinde yapılmıştır. Son bir yıl içerisinde de toplam nakillerin yüzde 20-25&rsquo;ini gerçekleştirmişiz&quot; dedi.<br />
<!--more-->Ertem, bu sayının yeterli olmadığına işaret ederek, yılda 800 çocuğa kemik iliği nakli gerektiğini belirtti.</p>
<p>Türkiye&rsquo;de çocuklarda yapılan kök hücre nakillerinin yüzde 12&rsquo;sinin akraba dışındaki gönüllü vericiden sağlandığını dile getiren Ertem, Avrupa&rsquo;da bu rakamın yüzde 50&rsquo;lere yaklaştığını söyledi. </p>
<p><!--more--> </p>
<p>&quot;EN AZ 300 BİN GÖNÜLLÜ VERİCİ 10 BİN KORDON BAĞI ŞART&quot;</p>
<p><!--more--><br />
Kök hücre nakillerinin bebek kordonlarından da yapıldığını hatırlatan Ertem, doğum sonrası çöpe atılacak bebek kordonlarının başka hastalar için saklanması gerektiğini belirtti. Ertem, &quot;Doğan çocuğun ihtiyacı olmayabilir ama başka hastalar için kullanılabilir. Türkiye&rsquo;de en az 300 bin gönüllü verici, en az da 10 bin kordon bağı olması lazım. Türkiye&rsquo;de bir an önce kordon bağı bankası oluşturulması lazım&quot; diye konuştu.<br />
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Oğuz Savran da Türkiye&rsquo;de 27 bin gönüllü verici olduğunu, gazetelerde çıkan bir haber nedeniyle 3 ay içinde 3 bin 800 yeni verici kaydettiklerini söyledi.<br />
Almanya Regensburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Çorbacıoğlu da genetik açıdan uyum sağlanamadığı için Almanya&rsquo;da Türk hastalar için donör bulmakta zorlandıklarını dile getirerek, Türkiye&rsquo;de uluslararası donör bankası kurulmaması durumunda yaşanan sıkıntıların büyüyeceğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/en-az-300-bin-gonullu-verici-10-bin-kordon-bagi-sart/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>greyfurt, nar ve lahanaya dikkat!</title>
		<link>http://www.t2reach.com/greyfurt-nar-ve-lahanaya-dikkat</link>
		<comments>http://www.t2reach.com/greyfurt-nar-ve-lahanaya-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 06:37:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Koroner]]></category>

		<guid isPermaLink="false"></guid>
		<description><![CDATA[İlaç kullanırken greyfurt, nar ve lahanaya dikkat! Acil servislerdeki ölüm sıralamalarında ilaç yan etkilerinin 4. sırada olduğunu belirten uzmanlar, bu riski azaltmak için ilaç kullanılan dönemde fazla nar, greyfurt ve lahana suyu tüketilmemesini önerdi Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbı Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, araştırmalara göre hastanelerin acil servislerindeki ölüm sıralamalarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlaç kullanırken greyfurt, nar ve lahanaya dikkat!</p>
<p>Acil servislerdeki ölüm sıralamalarında ilaç yan etkilerinin 4. sırada olduğunu belirten uzmanlar, bu riski azaltmak için ilaç kullanılan dönemde fazla nar, greyfurt ve lahana suyu tüketilmemesini önerdi</p>
<p><span id="more-81"></span>Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbı Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, araştırmalara göre hastanelerin acil servislerindeki ölüm sıralamalarında ilaç yan etkilerinin dördüncü sırada olduğunu, özellikle yeni ilaçlara karşı dikkatli olmak gerektiğini söyledi.</p>
<p> Her şeyin yenisinin iyi olduğu anlayışının ilaçlarda geçerli olmadığını ifade eden Usta, uzun araştırmalar ve bütçeler ayrılan ilaçların belirli sayıda insan üzerinde denenerek geliştirilebildiğini belirtti.</p>
<p><!--more--> Bu nedenle piyasaya çıkan ilaçların satışa sunuldukları ilk 5 yıl içinde yeni sayıldıklarını bildiren Usta, özellikle yan etkilerinin bu dönemde saptanabildiğine işaret etti. İlaçların piyasaya çıktıklarında çok geniş kitleler tarafından kullanıldıklarını belirten Usta, &rsquo;&rsquo;İlacın asıl yan etkileri ve gerçek kimliği asıl bu aşamada ortaya çıkar. En az 5 yıldır piyasada olan ilaç ise huyunu suyunu bildiğimiz ilaçtır ve biraz daha güvenilirdir&rsquo; dedi.</p>
<p>UYANIK OLUNMASI GEREKEN BİR DÖNEM</p>
<p><!--more--> Bir ilacın etki oluşturmasının yan etki yapacağı anlamına da geldiğini belirten Usta, yan etkilerden korkmamak gerektiğini vurguladı. İlaç kullanılan dönemlerin özel dönemler olduğunu ifade eden Usta, &rsquo;&rsquo;O dönem, uyanık olmamız gereken bir dönem. Sıradan bir dönem değil. Zaten uzun dönemde ilaç kullananlar ilaç yan etkilerini bilirler. Bu konuda uyanık olurlar&rsquo;&rsquo; diye konuştu.</p>
<p> Etkisizliğin de yan etki olduğunu dile getiren Usta, ilaçların yan etkilerinin saptanarak bunlara karşı bilinç geliştirilmesinin önemli olduğunu söyledi.</p>
<p><!--more--> Yan etkileri bilinen ilaçların daha güvenilir olduğuna dikkati çeken Usta, şöyle konuştu: &rsquo;&rsquo;İlaç aldığınız süre içinde vücudunuzu dinleyeceksiniz. Hastaların ilacın yan etkilerine bakarak &rsquo;bu ilacı kullanmayayım&rsquo; gibi bir mantığa kesinlikle kapılmamaları gerekiyor. Biz ilaçların yan etki yapabileceğinin kesinlikle farkında olacağız ama bu nedenle ilacı kullanmamak gibi bir eğilime girmeyeceğiz. Yeni ilaçlarda mümkün olduğu kadar daha dikkatli olacağız. Her zaman yeni ilaç iyi ilaç değildir. Bunun bilincinde olacağız. Bunun dışında besinlerle etkileşim söz konusu olabileceği için bazı tip besinlerden uzak duracağız&rsquo;&rsquo;</p>
<p>KARACİĞER ENZİMLERİNİ ETKİLEYEBİLİR </p>
<p><!--more--> İlaç kullanılan dönemin özel bir dönem olarak algılanması gerektiğini, bu dönemde fazla greyfurt, nar suyu, lahana suyu tüketmemek gerektiğini belirten Usta, şu bilgileri verdi: &rsquo;&rsquo;Bunlar karaciğerdeki enzimleri etkileyebiliyor. Lahana suyu diyetlerde çok verilir ve karaciğer enzimleriyle etkileşir. Karaciğerle ve buna bağlı olarak ilaçlarla etkileşim yapabilir. İlaç normal metabolizmadaki kan düzeyi için hazırlanmıştır. Sen bu gıdaları sürekli tüketip karaciğer enzimlerini etkilersen ilacın etkisi değişebilir. Bir ilaç toksik etki yapabilir. Bazen de ilacın yan etkisini artar. Nar suyunun içindeki bir molekülün de tansiyon ilaçlarıyla olumsuz etkileşimleri olabilir. İlaç kullanılan dönemde bir maddeyi çok tüketmemek lazım.&rsquo;&rsquo;</p>
<p>DOKTORLAR YAN ETKİLERİ BİLDİRMELİ </p>
<p><!--more--> İlaç yan etkileriyle ilgili doktorlara da büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayan Usta, yan etkilerin Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü Türkiye Farmakovijilans Merkezi&rsquo;ne (TÜFAM) bildirilmesini istedi.</p>
<p> Binlerce ilaç kullanılmasına rağmen yan etki bildiriminin çok az olduğunu belirten Usta, &rsquo;&rsquo;Hekimlerin tek görevi hastaları tedavi etmek değildir. Koruyucu hekimlik de çok önemlidir. Hekimlerin bir görevi de ilacın yan etkilerini saptamak ve bildirmektir. Hekimler özellikle yatan hastalarda yan etkiyi net şekilde görürler&rsquo;&rsquo; dedi.</p>
<p><!--more--> Vatandaşlardan da yan etkileri bildirmelerini isteyen Usta, baş ağrısının bile yan etki olarak ciddiye alınmasını istedi. Usta, ilaç yan etkisinin, sakatlığa ve hastanede kalış süresinin uzamasına da neden olabileceğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.t2reach.com/greyfurt-nar-ve-lahanaya-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

