Beden ve Ruh Sağlığı

Posted: 15th Şubat 2012 by admin in Genel
Tags: , ,

Nu’man İbn-i Beşir (r.a.), Rasülullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu anlatıyor: "Şurası muhakkak ki, haramlar apaçık bellidir, helâller de apaçık bellidir. Bu ikisi arasında haram veya helâl olduğu şüpheli olanlar vardır. İnsanlardan çoğu bunları bilmez. Bu durumda, kim şüpheli şeylerden kaçınırsa, dinini de, ırzını da korumuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse harama düşmüş olur, tıpkı koruluğun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi ki, her an koruluğa düşebilecek durumdadır. Haberiniz olsun, her melikin bir koruluğu vardır, Allah’ın koruluğu da haramlarıdır. Haberiniz olsun, cesette bir et parçası var ki, eğer o sağlıklı olursa, cesedin tamamı sağlıklı olur, eğer o bozulursa, cesedin tamamı bozulur. Haberiniz olsun bu et parçası kalptir."’2’’
Hadis-i şerifteki beyanın aksine, günümüz Müslümanları, ne yazık ki ’helâl’ kavramını ’helâl kazanca’, ’helâl gıda’ kavramını ise Müslüman birinin hayvanları besmele ile kesmesine indirgemişlerdir. Müslüman bir ülkede yaşamanın, her türlü gıda maddesinin helâl olmasını sağladığı gibi son derece sakat bir yargı vardır. Bir işadamı derneğinin temsilcisinin bir helâl konferansında sarf ettiği cümle, söz konusu algıyı teyit etmektedir: "Bizim üyelerimizin hepsi Müslüman, bu nedenle de bizim üyelerimizin ürettiği her şey helâldir. Gönül rahatlığı ile tüketebilirsiniz."
Gıda meselesi aslında ümmetin en önemli imtihanıdır. Günümüzde kanaatimce daha büyük bir imtihan yoktur. Şayet midemize giren şeyler, bizlerin beden ve ruh sağlığını, dolayısıyla algıyı, düşünceyi ve imanı etkiliyorsa ki, çok sayıda ayet-i kerime ve hadis-i şerif bize bunu anlatmaktadır konunun önemi ortadadır. Mikdam İbnu Ma’dikerb (r.a.), Rasülullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu haber veriyor: "Âdemoğlu, mideden daha şerli bir kap doldurmaz. Âdemoğluna belini doğrultacak birkaç lokmacık yeterlidir. Ancak nefsinin galebesiyle illa da mideyi doldurma işini yapacaksa, bari onu üçe ayırsın: Üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefesine tahsis etsin."’2’ Yine başka bir hadis-i şerifte, Hz. Ebu Hureyre (r.a.) an¬latıyor: "Rasülullah (s.a.v.) buyurdular ki: ’Öyle bir devir gelecek ki, insanoğlu, aldığı şeyin helâlden mi, haramdan mı olduğuna hiç aldırmayacak. Böylelerinin hiçbir duası kabul edilmez.’"’22
İbn-i Mes’ud’un rivayet ettiğine göre Rasülullah (s.a.v.) buyururlar: "Haramdan bir lokma yiyen kimsenin, kırk gece namazı kabul olunmaz."’" İbn-i Ömer’in rivayet ettiğine göre, Rasülullah (s.a.v.) şöyle buyururlar: "Kim, içerisinde haramdan gelen bir dirhemin de bulunduğu on dirheme bir elbise satın alırsa, sırtında o elbiseden bir şey kaldıkça Allah onun hiçbir namazını kabul etmez."’" Hadis-i şeriflerde, "Haramdan oluşan et için, ateş her şeyden daha evlâdır"’ ’, "Kim malı nereden kazandığına önem vermezse, Allah Teâlâ da onu cehenneme nereden sokacağına önem vermez"’ ve "İbadet on parçadan müteşekkildir. Bu on parçanın dokuzu, helâl rızkın aranmasındadır"l27 buyrulmaktadır.